Dişler, yediklerimizle günde defalarca buluşur. Beslenme düzeninde yapılacak küçük ayarlamalar, fırçalama kadar görünür olmasa da ağız sağlığının sessiz destekçilerindendir.

Sıklık, miktardan daha belirleyici olabilir

Şekerli bir şey yendiğinde, ağızdaki bakteriler şekeri kullanarak asit üretir ve diş minesi bir süre bu asitle karşı karşıya kalır. Aynı miktar tatlıyı gün içine yayarak sık sık tüketmek, dişleri bu döngüyle defalarca buluşturur. Tatlıyı öğün sonuna saklamak ve atıştırma sayısını azaltmak bu yüzden pratik bir fark yaratır.

Dişlerin sevdiği besinler

Su: hem ağzı durular hem de tükürüğün dengeleyici görevine destek olur.

Peynir, yoğurt ve süt gibi kalsiyumdan zengin besinler, diş ve kemik dokusunun yapı taşlarına katkı sağlar.

Havuç, elma ve salatalık gibi çiğneme gerektiren sebze ve meyveler, tükürük akışını artırır.

Yumurta, baklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler, dengeli bir tabağın ve dolaylı olarak ağız sağlığının parçasıdır.

Dikkat edilebilecek alışkanlıklar

Gazlı ve asitli içecekleri gün boyu yudumlamak yerine öğün yanında ve daha kısa sürede tüketmek

Kuruyemiş görünümlü şekerlemeler ve yapışkan tatlılar gibi dişe uzun süre tutunan atıştırmalıkların ardından su içmek veya ağzı çalkalamak

Limonlu su ve turunçgil suları gibi asitli içeceklerden hemen sonra fırçalamak yerine bir süre beklemek

Sert kabuklu yiyecekleri ve buzu dişle kırma alışkanlığından uzak durmak

Suyun sessiz katkısı

Tükürük, asitleri dengeleyen ve dişleri yıkayan doğal bir koruyucudur. Gün boyu yeterince su içmek tükürük akışını destekler; ağız kuruluğu hissi süreklilik kazandıysa bunu diş hekiminizle paylaşmanız yararlı olur.

Unutmayın

Beslenme ihtiyaçları yaşa, genel sağlık durumuna ve yaşam tarzına göre kişiden kişiye değişir; buradaki bilgiler genel bir çerçeve sunar. Dişlerinizde beslenmeyle ilişkili olduğunu düşündüğünüz hassasiyet, renk değişikliği ya da süregelen bir şikayet varsa, bir diş hekimine danışmanız uygun olur.